O Şarkı Kafamın İçinde Daha Güzel

her şey kayıyor. içimdeki sevgiyi nefreti, ya da yeteneklerimi akıtabileceğim bir yer yok. beni zehirliyor. içimdeki varlık beni zehirliyor. İçimde çürüdü, iltihap yaptı öldürüyor beni. Dayanacak bir yerin yokken birinin tüm gücüyle sana vurmasının nasıl hissettirdiğini biliyor musun. Özgür olmak istiyorum. Herkes kadar özgür, en azından. Duyulmak istiyorum konuştuğumda, ağladığım zaman görülmek istiyorum. Birinin beni... Continue Reading →

Kişisel Tarihim İçin Bir Not

Bu yazı baya kişisel olacak. Okunsun diye yazmıyorum sadece not tutmak istiyorum buraya belki gerçekleşirse birazdan yazacaklarım diye, sonra bakıp hatırlamak için bu anları... 2020 güz dönemiydi. -Hala okulda okuduğum için dönem olarak ifade ediyorum.- Bir sabah kalktığımda birine aşık olduğumu hissetmiştim. Yoğun bir merak ile sabah akşam onu düşünüyordum. Ve bu aşık olma hissi... Continue Reading →

Kendini Sevmek #klişeler101

1 aydır envai çeşit stresten doğru düzgün uyuyamadığım ve huzursuz bacak sendromu ile olayların iyice çığrından çıkması ve yarın KPSS sınavına hiç çalışmadan girecek olmanın da verdiği stres ile, artık gürültüsüz şimşek misali olmak da canıma tak ettiği ve içimdeki self-love kırıntıları ile zaten uyuyamayacağım bari yazayım diyerek "Kendimi ne kadar kötü hissettiğimi anlatabilir miyim?"... Continue Reading →

Vücudunuz Hayır Diyorsa – Gabor Maté | Kitap Yorumu

Duygusal stresin bedelleri alt başlıklı bu kitap MS, ALS, ve çoğunlukla kanser hastaları üzerinden; hastalıkların şuanki biyomedikal modeldeki sebep sonuç ilişkisinin ötesinde stresin ve bazı ortak psikolojik mekanizmaların hastalıkları nasıl tetikleyebileceğine dair, tıbbi bilimsel makalelerin sonuçlarına da dayanarak bazı içgörüler sunuyor. “Araştırma literatürü evrensel olarak strese yol açan üç faktör tespit etmiştir: Belirsizlik, bilgi eksikliği... Continue Reading →

Le Feu Follet / Ateşle Oyun (1963) Film Yorumu

1963 yapımı, Fransız şair Jacques Rigaut’un hayatından ilham alınarak yazılan bir kitabı temel alan, dram türünde bir Fransız filmi. Alain Leroy, alkolle olan problemleri yüzünden New York’ta yaşayan eşi Dorothy’den uzakta Fransa’da özel bir hastanede tedavi görmektedir. Filmin ilk başlarında doktorunun sen iyisin demesine karşılık bugün değil ise yarın ama bir gün alkole yeniden başlayacağını... Continue Reading →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑