Kendini Sevmek #klişeler101

1 aydır envai çeşit stresten doğru düzgün uyuyamadığım ve huzursuz bacak sendromu ile olayların iyice çığrından çıkması ve yarın KPSS sınavına hiç çalışmadan girecek olmanın da verdiği stres ile, artık gürültüsüz şimşek misali olmak da canıma tak ettiği ve içimdeki self-love kırıntıları ile zaten uyuyamayacağım bari yazayım diyerek “Kendimi ne kadar kötü hissettiğimi anlatabilir miyim?” diye başlayan sonradan yırtacağım günlüğümsü yazımın sonuna geldiğimde bir evreka anı yaşadım. Sanırım buraya en son 8 ay önce falan yazdım.

Kaynak:pinterest

Konumuz kendini sevmek lafı. Son zamanlarda ve yakın geçmişimde yaşadıklarımdan mütevellit o kadar fazla ‘mağruz’ kaldığım bir laftı ki. Ama katiyen anlamıyordum. Ne demek kendini sevmek. İnsanların sürekli kendine dön, kendinle uğraş, kendine odaklan lafları hiç bir anlam ifade etmediği gibi, bir de diyordum ki içimden yahu sen kimsin madem bu lafı konuşabiliyorsun peki neden hayata karşı tavrın olumlu değil. Neden bir şeyler için çabalamıyorsun, neden kendine canını yakacağını bildiğin iç konuşmalarına maruz bırakıyorsun kendini? İnsanlar belki popüler kültürden etkilendikleri için, belki kulağa hoş geldiği için, belki de kendi kafalarında bulunan sevmek kavramının kendi psişelerinde çarpık bir yansıma bulması dolayısıyla bu cümleyi kullanıp; bu cümleden bir hayır göremiyorlar.

Çok basit bir örnek vereceğim. Kedileri sever misiniz? Ya da köpekleri? Muhtemelen ikisinden birini ve yahut ikisini de seversiniz, eğer hiçbirini sevmiyorsanız bu yazı sizin için değildir. Şimdi hayal edin bir kediniz veya köpeğiniz var (ben kedileri daha çok sevdiğim için kediden devam edeceğim) ve onu sokaktan aldınız veyahut barınaktan, korkuyor, daha önce belki kötü davranışlara maruz kalmış, aç susuz kalmış, belki de fiziksel bir hastalığı var. Onu aldığınız gibi bir veterinere götürürsünüz, fiziksel bir rahatsızlığı var mı diye, aşısını, tedavisini vs yaptırırsınız. Sonra eve getirir bir güzel yıkayıp temizleyip, mamasını verip sıcak bir köşeye koyarsınız. Sizi hemen sever mi, hemen güvenir mi? Sanmam. Muhtemelen daha önce yaşadığı kötü anılarla doğru orantılı bir şekilde size güvenmesi de zaman alacaktır. Ama siz ona olan sevginiz dolayısıyla; belki bir can taşıdığı için, belki bir art niyete sahip olmadıkları için vb sebeplerden bıkmadan onunla bağ kurmaya çalışırsınız. Onu beslersiniz, güvende tutmaya çalışırsınız. Zamanla- ne kadar yavaş olduğu önemli değil- size fedakarlığınızın karşılığını sevgisiyle verecektir.

Peki size ikinci sorum, kendinizi iyi bir insan olarak tanımlar mısınız? Eğer cevabınız hayır ise bu yazı sizin için de değil. Evet diyenler için; kendinize hiç bir kediye davrandığınız kadar özenli davrandığınız zaman oldu mu? Neden davranmadınız? Siz kötü niyetli misiniz, hayır. Öyleyse, kendiniz için lütfen endişe duyun. Endişe duymak ortada bir sorun var demektir. Hangi konuda endişe duyduğunuz ise o konuya verdiğiniz önemden gelir. Kendiniz hakkında endişelenmiyorsanız muhtemelen kendinizi önemsemiyorsunuzdur da.

Endişe duymak makul ölçülerde gereklidir çünkü böylece hareket alabilirsiniz. Bu Newton’ın eylemsizlik yasası gibidir. Duran bir cisim eğer ona karşı uygulanan bir kuvvet yoksa durma halini sürdürür.

3. sorum şu olacak kendine iyi hissettiren insanların, yiyeceklerin, mekanların kim/ne olduklarını biliyor musun?

Bir hafta -ömrünün sonuna kadar değil, haftaya pazara kadar- kendini iyi hissettiğin yerleri, yanında iyi hissettiğin insanları, yapmanın sana huzur verdiğini düşündüğün hobilerini, kişisel uğraşlarını liste şeklinde bir yere yaz. Ve bunları yapmak için kolaydan zora ve verdiğin önem ölçüsünde sırala. Ve bunları yap. Ama kendin hakkında endişeleniyorsan yap. Kendini iyi hissetmediğini fark ediyorsan yap. O içindeki endişe hissi sana hareket verecek eşiği aşmana yetiyorsa bunları yap. Yoksa yapma. Çünkü sadece işkence gibi gelir.

Kendimi yaptıktan sonra iyi hissettiğim şeyler: yazı yazmak, içerik üretmek, kitap ‘bitirmek’, kitap almak, the big bang theory izlemek, temizlik yapmak, ayıklamak(decluttering), düzenlemek, merak ettiğim konularda kısa videolar izlemek, yemek yemek, yaratıcılığımı kullanarak resim fikirleri oluşturmak, bir koruda yürüyüş yapmak ya da çimlere oturmak, deniz kenarına gitmek, kendi başıma bir yerde oturup kahve içmek, balkonda oturmak. Şuan aklıma gelenler bunlar. Siz ekleyebilir veya çıkartabilirsiniz. Fikir olması adına yazdım.

Kendini sevmek, kendine kedi gibi bakmak demek.

Reklam

Kendini Sevmek #klişeler101’ için 4 yanıt

Add yours

  1. Kpss sınavına 14 sene önce girdiğimde hissettiğim şeyler bunlardı benim de. Şimdi bambaşka hislerde bambaşka düşüncelerdeyim.

    Liked by 1 kişi

    1. Biliyor musunuz aslında kpss ile hic alakası yok pek umrumda olan bir sınav değil çünkü memurluk gibi bir hedefim yok ama genel hayata dair bir aydınlanma yaşadığım için paylaşmak istedim 🙂

      Beğen

      1. Ben hep hayatın bir amacı ( eğer varsa) sevgi olmalı derim. Sevgi onca narsist korku ile donatılmış değersizlik hissi içinde biz insanları başarması en zor şey olan şey bence. Ama altmetninde bağımlılık, güvenlik ve konfor arayışı olmayan Sevgi kastettiğim.

        Beğen

      2. Evet doğru söylediniz. Sevgi çok geniş bir kavram zaten hani derler ya okyanusta bir kaşık (?) Ben yalnızca aydınlandığım kadarını anlattım. Yoksa zaten bir blog yazısına asla sığmaz 🙂

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: